www.bayfikir.com

Özel ve Hazır Web tasarım Sayfaları

Herkesin Tatile İhtiyacı var

Tatil ve Tatil hakkında bilgi alabileceğiniz entertainment.com.tr.

Sosyal Medya da Biz

Facebook / Twitter / Google +

Askılık Modelleri

Özel ölçüler de Stand üretimimiz vardır.

Web tasarim istanbul

Hazır Şablonlar | Müşteriye Özel Tasarımlar

25 Aralık 2013 Çarşamba

Müslüman Kardeşler, Terör Örgütü İlan Edildi

Mısır'da darbenin ardından iş başına getirilen geçici-çelik raf- hükümet, Müslüman Kardeşler'i 'terör grubu' ilan etti. Ihvan üyelerinin de 'terörist' olarak görüleceği belirtildi.

Bakanlar Kurulu kararı,-market raf- toplantının ardından Yüksek Öğretim Bakanı Hüssam Isa tarafından okundu. Isa, grup üyelerinin-raf sistemleri- ve gruba mali ya da sözlü destek verenlerin cezalandırılacağını söyledi.
3 Temmuz'da darbeyle devrilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Müslüman Kardeşler üyesiydi.

Başbakan: Biz Aramızdaki Çürükleri Temizleriz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun sadece AK Parti hükümetine değil, Türk milletine yapılmış bir komplo olduğunu tekrarlayan ve operasyona dair sert eleştirilerde bulunan Başbakan, 3 bakanın istifasına ise hiç değinmedi. Ancak üstü kapalı olarak "Biz aramızdaki çürükleri temizleriz ya da temizlemek için gerekenleri yaparız." diyerek üstü kapalı göndermede bulundu.
İşte Başbakan'ın açıklamalarından satır başları:
Çok değerli yol arkadaşlarım, sizleri sevgiyle selamlıyorum.-raf sistemleri- Konuşmamın hemen başında İzmir'de tershanede şehit olan TSK personeline Allah'tan rahmet diliyorum.
Mehmet Akif Ersoy'u da vefatının 77. yılında rahmetle yad ediyorum. Bize millet kavramını çizdiği için dualarımızı gönderiyorum.
2014 BÜTÇESİ
2014 bütçesi genel kurulda görüşüldü ve cuma günü yapılan oylamayla kabul edildi. Oylamaya ben önem veriyorum. Zira iktidar 318 oyla desteğini verirken CHP 220'nin 117'siyle orada olabildi. Bağırmaları çağırmaları oylamaya yansımıyor.
Yapılan tüm çirkin girişimlere rağmen AK Parti tüm ciddiyetiyle işlerini yürütüyor. 2014 bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum.
PAKİSTAN ZİYARETİ
Tranzon'dan pazar günü akşam Pakistan'a hareket ettik. İlk olarak Lahor'da bir davet oldu ve bu katılım çok farklıydı. Sıcak bir katılımdı ve oradan kalacağımız yere gidene kadar bu heyecanı kendilerinde hissettik. Pakistan halkının bu yoğun ilgi ve alakaları çok manidardı.-market raf- Türkiye'ye gönderdikleri selamı da aziz milletime iletiyorum. Bu kardeşliğin ebedi olmasını, artarak devam etmesini temmeni ediyorum.
Dün Pakistan dönüşünde -6 derece soğuğa rağmen Ankara'da bizi karşılayan kardeşime vatandaşıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
"BİZ MİLLETİMİZE SÖZ VERDİK"
Biz yola çıkarken milletimize söz verdik, milletimizi mahçup etmeyeceğiz dedik, milletimize mahçup olmayacağız dedik, milletimizi hayal kırıklığına uğratmayacağız dedik. Çok şükür 11 yıldır sözümüzü tuttuk. Aynı sözü burada bir kez daha veriyorum.
"BİZİ 11 YILDIR BURADA TUTAN DÜRÜSTLÜĞÜMÜZDÜR"
Bizi 11 yıldır burada tutan dürüstlüğümüzdür. AK Parti yolsuzluklara izin vermez, geçit vermez. Bizi buralara dürüstlüğümüz ulaştırdı. Biz cesur olduğumuz için, Türkiye'ye aşkla bağlı olduğumuz için, eser ürettiğimiz için buralara geldik, bunlardan asla taviz vermeyeceğiz.
"AK PARTİ YOLSUZLUKLARA GÖZ YUMMAZ"
Milletim gönlünü ferah tutsun. Biz her zaman hakkı söylemeye, doğruya doğru eğriye eğri demeye devam edeceğiz. Halkın önünde hesaba çekileceğimizi biliriz. Mahşerde hesaba çekileceğimizi de biliriz. Her adımı bu anlayışla bu korkuyla atarız. Bizi bu makamlara getiren, 11 yıl bizi burada tutan en başta dürüstlüğümüzdür. Yolsuzluklar karşısındaki sert tavizsiz duruşumuzdur. AK Parti yolsuzluklara göz yummaz. Zira bunu yaparsa varoluş zeminini ortadan kaldırmış olur.
"AK PARTİ'NİN AK KADROLARI OLARAK BEMBEYAZ YÜRÜYORUZ"
Bize okul yılarımızda hocalarımız şu öğüdü verirlerdi “sizin hayat şeridiniz bembeyaz derdiniz. Tek bir kusurunuz olursa, o şerit üzerinde o yanlış leke olarak dikkat çeker derlerdi. Hayat şeridi simsiyah olanların üzerindeki lekeler ise dikkat çekmez derlerdi.
Bizler AK Parti’nin ak kadroları olarak bembeyaz olarak yürüyoruz. En küçük bir siyahlık bizim sicilimizde dikkat çeker. Çektiğinde de biz gereği neyse onu yaparız. Bizim başkalarını örnek almamıza gerek yok. İyiler bize örnek olabilir ama bizim için sicili siyah olanlar bize örnek teşkil edemez. Biz kendi sicilimize bakarız ve en küçük bir leke olmaması için azami dikkat ederiz.
"BİZ ARAMIZDAKİ KÖTÜLERİ AYIKLADIK"
11 yıl içinde ithamlar iftiralar çamur atma girişimleri oldu. Biz aramızdaki kötüleri ayıkladık. Hakkında iddia olanların da aklanıp gelmesini sabırla bekledik. Bizim hassasiyetimiz sırf çamur atıldı diye de kimse kusura bakmasın o tür operasyonlara da aramızda girmeyiz. Çünkü bizim bir şeyi, müdellel hale gelmediği sürece kabul etmemiz de mümkün değildir.
Bir gerçeğin üzerinde durmam lazım. Hukuk hakkın, adaletin, tecelli etmesi iyinin kötüden ayrılması için vardır. Siyasi partiler, başkanlar, hakimlerin yerine geçemez. Medya, gazeteler, televizyonlar, yazarlar hakimin, savcının yerine geçemez.
YOLSUZLUK VE RÜŞVET OPERASYONU
Bakın 9 gündür bir operasyon yürütülüyor daha ilk gün adı konuldu büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu, 2. gün tarihin en büyük rüşvet operasyonu. İlk günden itibaren içeriden dışarıya bilgi sızıyor.
"BU İNSANLARI KİRLETMEYE KİMSENİN HAKKI YOK"
O zaman kusura bakmasınlar. Yürütmenin uzantısı, yargının belli bir yapı içerisindeki safhası demek ki bunlar servis yapıyorlar. Bize düşen nedir? Burayı da temizlemektir. Bir taraftan beraati zimmet asıldır diyeceksin, öbür taraftan da servis yapmaya devam edeceksin. Bu insanları kirletmeye kimsenin hakkı yok.
Bugüne kadar bir çok olay yaşadık. Bu olayları yaşayanlar, belli bir müddet sonra beraat ettiler. Bu beraat eden insanların o süreç içindeki kirletilmelerinin bedelini kim ödeyecek? Fotoğraflar, belgeler, iddialar her gün manşetlerde, ekranlarda. Ve garip garip montajlar.
"YENİ KOMPLOLAR DA ÇIKACAKTIR"
Yani bunlar bunu bundan sonra da yapabilecek karakterdedir.-çelikraf- Bunun üzerine yetiştiler. Bu mudur hukuk? Yürütmenin içinde olanlara da söylüyorum. Bu mudur yürütme?
Eğer kararı muhalefet verecekse, mahkemeye ne ihtiyaç var? Kararı medya verecekse uzun hukuk süreçlerine ne gerek var?
"EVİNDEN 2,5 MİLYON EURO ÇIKAN ŞAHSI SİZ NEDEN MİLLETVEKİLİ YAPTINIZ?"
Günlerdir Halkbank genel müdürünün evinden çıkan kutular konuşuluyor. Kim bunların servisini sizlere yaptı? Eğer evinde para çıktı diye, bir insan anında suçlu oluyorsa, buradan ben CHP’nin genel müdürüne soruyorum. Evinden 2,5 milyon euro çıkan şahsı siz neden milletvekili yaptınız? Bu operasyon başlayıncaya kadar CHP hukuk sistemine, savcılara, polislere demediği hakareti bırakmadı.
Şimdi yargıyı savunuyor, inşallah böyle kalırsın. Şimdi çıkmış bu savunmayı yapıyor, daha bir hafta öncesine kadar polise demediğini bırakmayan CHP, şimdi sahip çıkıyor.
CHP’li milletvekili kameraların önünde polislere ana avrat sövdü buna karşı ne yaptı?
"BİZ ARAMIZDAKİ ÇÜRÜKLERİ TEMİZLERİZ"
Devlet kurumları içinde görevini yapmayan, yetkisini kötüye kullanan varsa, paralel bir örgütlenme söz konusuysa biz onun da üzerine gideriz, gideceğiz. Hukukla hareket edeceğiz, etmeye devam edeceğiz. Anayasayla yasalarla hareket edeceğiz. Biz aramızdaki çürükleri temizleriz, ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız.
"ÇOK FARKLI BİR MAYIS AYI YAŞADIK"
Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, aziz milletimin de burayı özellikle dinlemelerini rica ediyorum. 2013 yılında biz çok farklı bir Mayıs ayı yaşadık. Krizin etkileri ağır şekilde devam ederken, biz Türkiye olarak başarılara, rekorlara imzamızı attık. Nedir bunlar?
Çünkü şu olay ulusal bir operasyon değildir. Bu olayın uluslararası boyutu vardır. Bunun en tepe noktası vardır, onun altında da bunun çeşitli yerlerdeki taşeronları vardır. Olay basit olarak ele alınmasın. Bu AK Parti iktidarının Türkiye’nin büyümesine olan öncülüğü sebebiyle yapılan bir operasyondur.
1 - İstanbul'da 46 milyar dolarlık 3. havalimanı projesini gerçekleştirdik. Dünyada ilk 3 içine girecek proje. Bazı çevrelere çok ciddi rahatsızlık verdi. Engelleme için her şeyi yapabilirler.
2- Ankara’da Japonya başbakanını ağırladık. 22 milyar dolarlık yatırımla nükleer santral yatırımını yaptık.
3- İstanbul Boğazı’na üçüncü köprünün temelini attık. Bunu da engellemeye gayret ediyorlar. Yok imar, yok orman, yok şu yok bu.
4- İstanbul Borsası 93 binin üzerine çıkarak rekor kırdı. Bu da hazmedilemedi. Dikkat edin borsaya müdahaleler, borsanın yavaş yavaş inmesi olayı.
5- Merkez Bankası Rezervini biz 27,5 milyar dolar olarak devralmıştık, Mayıs’ta 135 milyar dolar ulaşarak rekor kırdı.
6- Gösterge faizi. Biz yüzde 63 seviyesinde devralmıştık. Mayıs ayı içinde yüzde 4,6. Eğer o gidiş devam etseydi bu 2,5a kadar düşebilirdi. Ama tahammül edemediler. Dayanamadılar, oradaki müdahale ile bir anda tekrar çıkmaya 9,5’a kadar tırmandı.
7 - 4 kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu mayıs ayında artırdı. Ciddi rahatsız olanlar oldu.
8- IMF ile ilişkilerimizde, 23,5 milyar dolar aldığımız borcu 14 Mayıs’ta ödedik, defteri kapattık. Sen misin sıfırlayan! İşte burada uluslararası o güçler devreye girdi. Neden borç alan emir alandı onlar için.
9- Enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk.
İÇERİDEKİ TAŞERONLAR GÖREVİNİ HAİNCE YAPTI, YAPIYOR
"BU VATANA İHANETTİR"
İşte tüm bunları bir ay içinde peş peşe yakaladık ve yaşadık. Sonra ne oldu? Gezi olayları denilen sokak eylemleri başladı. Uluslararası medya İstanbul’a, Ankara’ya kamp kurdu. Bir yandan sosyal medya, ulusal medya Türkiye’yi dünyaya karalamaya başladı. Bu bir ihanettir. Bu vatana ihanettir. Bunu acımasızca yaptılar. Bakın açık söylüyorum, apaçık bir ihanete, ekonomik suikasta bu dönemde şahit olduk. Sadece faizin yükselmesinden kaybı 2 milyar doları aştı. Allah’a hamdolsun, Gezi’de istediklerini elde demediler. Ekim ayından beri Türkiye çok parlak bir dönem yaşıyor.
"UNUTULMAZ DİYARBAKIR TABLOSU"
Daha da önemlisi şu Diyarbakır’da son derece muhteşem, umut verici bir açılış töreni yaptık. Mesud Barzani’nin, Şivan Perver’in İbrahim Tatlıses’in katılımıyla unutulmaz bir Diyarbakır tablosu ortaya çıktı. İnsanlar o meydanda ağladılar. 81 vilayette insanlar sevinç gözyaşları döktüler. Çözüm sürecinin nasıl yol aldığını gördüler.
Geçen haftadan itibaren, kardeşliğimizi yönelik bir suikast girişiminde bulunuldu ayrıca. Gezi’de Mayıs’ın başarıları sabote edilmek istendi, 17 Aralık’ta Diyarbakır tablosuna da suikast düzenlendi. Barışımıza bir suikasttır. Burada hedef sadece çözüm süreci de değil. bir paket hazırladılar. Birbiriyle alakasız dosyaları koydular ve yolsuzluk ambalajıyla sundular. CHP’yi MHP’yi TÜSİAD’ı, yolsuzluk üzerinden sahaya iteklediler.
Kamuoyunu yolsuzluk iddialarıyla meşgul ederken, arka planda, Diyarbakır'ın, Mavi Marmara'nın Oslo'nun, Halkbank'ın intikamını almak için tezgah hazırladılar. İçerideki taşeronlar görevlerini haince yaptılar, yapıyorlar.
"ELİNİZDE BELGELER VARSA BUNLARI ÖNCE BİZİMLE PAYLAŞIRSINIZ"
9 gün içinde sadece Halk Bank’ın uğradığı değer kaybı 1 milyar 625 milyon dolardır. Şimdi buna ne diyeceğiz? Çok güzel bir iş mi yaptınız diyeceğiz? Eğer sizin elinizde hakikaten hukuka uygun ciddi belgeler varsa bunları önce bizimle paylaşırsınız. Gereği neyse biz yaparız. Ama şu anda Halkbank’ı, değişik ülkelerde misyonu olan bir Halkbank’ı çökerttiğiniz zaman bir genel müdürü çökertmiyorsunuz, ülkeyi çökertiyorsunuz.
14 ay izleniyor, bu izlemeden yargılamadaki birkaç tane zatın haberi olacak, emniyette de yine birkaç zatın haberi olacak, onların bağlı olduğu birimlerin haberi olmayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun karşısında kalkıp da atılan adımlara yapılanlara karşı da, birileri muhalefet olmak üzere aklına geldiğini söylemeye devam edecek. Halka açık şirketlerimiz 9 gün içinde 20 milyar değer kaybetti. TL değerinde bir miktar düşüş var. Türkiye’ye kaybettiler, birileri de bu işten çok karlı çıktı.
"AJANLIK YAPAN MEDYA KURULUŞLARI VAR"
Hadisenin bir başka acı tarafı şudur. Bir takım odaklar, örgütler merkezler-raf sistemleri istanbul- bu kirli komploda maşa olarak kullanıldılar. Biz bu medyayı, bu örgütleri on yıllardır çok iyi biliyoruz. Ama bu süreçte bunların ne düşündükleri açık ve net şekilde ortaya çıkmıştır. Burada açık açık söylüyorum, son olay göstermiştir ki, Türkiye’de kendi ülkesinin değil başkalarının çıkarlarını düşünen, başka çevrelerin ranta düşünen vatana ihanet içinde ajanlık yapan casusluk yapan medya kuruluşları var, örgütler var, çeteler var.
Devlet içinde maalesef böyle maşalar var. Hükümet olarak biz yetkimiz dahilinde tamamen hukuk içinde kalarak bunun üzerine gidiyoruz. Demek ki bugüne kadar çetelere karşı verdiğimiz mücadele yetmemiş, demek ki daha başka halkaları varmış.
"BİR TARAFTAN KUR'AN, ALLAH PEYGAMBER DİYECEKSİN…"
Bir hareket, bir dava, en başta ahlak sahibi olmak zorundadır. Her yolu meşru gören, her yolu mubah gören bir hareket asla başarıya ulaşamaz. Bir taraftan Kuran, Allah, peygamber diyeceksin, ama adın kasetlerle, komplolarla anılacak.
"BU DİN YARA ALMAZ"
Kimsenin bu aziz dine bunu yapmaya hakkı yoktur. Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden tüm Müslümanlar zalimdir. Bunu bir tarafa koyamayız. Bu din yara almaz. Yanlış içinde olanlar yara alı maskeleri düşür. Yasalar çerçevesinde gereken adımı atarız.
Benim ülkemde ameliyat etmelerine kesinlikle müsaade etmeyiz. Devlet içinde paralele yapının uluşmasına kesinlikler izin vermeyeceğiz. Tezgah kurdular, deşifre ettik. Çıkarları zedelenen malum çevreler var. Türkiye kazandıkça kaybeden. Medyaya bakın bu çevreleri göreceksiniz. Maalesef devlet kurumlarında da bu anlayışın maşalarını göreceksiniz.
CHP’nin geçmişi budur. Ya atamalarla ya da kirli komplolarla gelmiştir. Suçu sabit vekilleri var. İstanbul’da yolsuzlukla suçladıkları şahsı Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak koydular. Genel Müdür yolsuzluk klasörünü bizzat kendi indiriyor teşhir ediyor.
"BUNLAR BİRLİKTE BEDDUA SEANSLARI DÜZENLER ANCAK"
Bu ilkesizliği çarkı örtmek için AK Parti’ye saldırıyorlar. CHP yolsuzluk arıyorsa aynaya baksın kendi içine baksın. Bunlar birlikte beddua seansları düzenlerler ancak. Bize milletimizin duaları yeter. Bundan sonra da milletimizin duasıyla devam edeceğiz.
"YA MİLLET, YA ZİLLET"
Bu siyasete ve millete karşı açık bir komplodur, Bu komplo 30 Mart'ta sandıkta bozulacak. Yeni Türkiye'de devlet içinde devlet asla olamayacak. Paralel devlet asla olmayacak. Milli iradeye suikastler olmayacak. Ya millet, ya zillet. Ve ben inanıyorum ki millet kazanacak. Zillet içerisinde olanlar yine zillet yapacak. Allah'tan diliyorum ki onlar da doğru yolu bulacak.
Bize oy vermiş vermemiş, bizi destekleyen ya da desteklemeyen her bir vatandaşıma, her bir kardeşime sesleniyorum: Bu komplo Türkiye'ye, 76 milyona yapılmış bir komplodur. Bu komplonun Türkiye'nin hayrına değiş şerrine olduğunu lütfen fark edin.
"BU KOMPLONUN BENZERİ BAYKAL'A DA YAPILDI"
Bu komplonun benzerleri Baykal’a, Demirel’e, Erbakan’a da yapıldı. En sert cevabı vermezsek bu komploların benzerleri yapılmaya devam edilecektir.
Bu komployu hep birlikte bozacağız.
Bu çirkin komlodan güçlenerek çıkacağız.
81 vilayette hep birlikte sahada olacağız.
"BU SÜREÇ YENİ TÜRKİYE'NİN İSTİKLAL MÜCADELESİ SÜRECİDİR"
Sadece 17 Aralık değil bundan sonra da yapacaklar. Şuydu buydu diyecekler. Göreceksiniz kısa süre zarfında tüm tereddütler giderilecektir. Milletimize oynanan oyunu anlatacağız. En küçük bir ihmale umutsuzluğa yer yok. Siz çalışırsanız Türkiye kazanacak. Bu süreç yeni Türkiye'nin İstiklal mücadelesi sürecidir. Bu süreç faiz lobisinin Türkiye üzerine oynadığı hesapların bozulacağı süreçtir.
"İĞRENÇ İNTERNET SİTELERİNDE ONLAR BOĞULSUNLAR"
Karamsarlığa pirim vermeden kararlı bir mücadele vereceğiz. Millet bizimle, hayır duaları bizimle. Bırakın onlar manşetleriyle ihanet içinde olsunlar. İğrenç internet sitelerinde onlar boğulsunlar.
Bırakın o itibar suikastçılar Müslümanlara beddua etsinler biz bedduaya lanet duaya evet diyeceğiz. Biz beddualarla değil dualarla yetiştik.
"BU İŞ ŞİRAZESİNDEN ÇIKTI"
Alim olan insanlara beddua değil, dua yakışır. Ama görünüyor ki bu iş şirazesinden çıkmış. Böyle bir sürecin içerisindeyiz.
Bize milletimizin hayır duası yeter.

Erdoğan Bayraktar: Başbakan İstifa Etmeli

İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da istifa etti.
İstanbul merkezli yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda oğluyla birlikte adı geçen isimlerden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ntv canlı yayında gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Bayraktar, "Bu milleti ve bu vatanı rahatlatmak için Sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğine inanıyorum." dedi.
İSTİFASINI CANLI YAYINDA AÇIKLADI
Oğlunun adı 'yolsuzluk ve rüşvet' soruşturmasında geçen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar- raf sistemleri-, Ntv'nin haber bülteninde istifa ettiğini açıkladı.
"TARAFIMA İSTİFA BASKISI YAPILMASINI KABUL ETMİYORUM"
İstifasına ilişkin bilgi veren Bayraktar, "Basın açıklaması şekilde çok kısa bazı ifadelerde bulunmak istiyorum. 17 Aralık tarihinde yapılan operasyon dosyasında şahsımı rencide edecek veya izah edemeyeceğim hiçbir husus yoktur. Ancak, Sayın Başbakan'ın-çelik raf- istediği bakanla çalışmak veya istediği bakanı görevden almak en tabii hakkıdır ve yetkisidir. Fakat rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle 'istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız' şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum.
"SORUŞTURMADAKİ DOSYALARDA BAŞBAKAN'IN İMZASI VAR"
Çünkü soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan-market raf- imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın talimatı ile yapılmıştır." ifadelerini kullandı.
"BEN İSTİFA EDİYORUM, BAŞBAKAN DA ETSİN"
İstifasını açıklayan Bayraktar, "Bu minval üzere bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum. Ancak bu milleti ve vatanı rahatlatmak için Sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletimize saygılar sunuyorum." şeklinde konuştu.
"TARAFIMA 2 METİN GÖNDERİLDİ BİRİ İSTİFA METNİ, BİRİ DE DEKLARASYON METNİ"
"Tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum cümlenizi biraz açıklamak ister misiniz?" sorusu üzerine de, "Bize bugün iki metin gönderildi. Bir tanesi istifa metni bir tanesi de deklarasyon metni. Yani ben tabii ki partimi rahatlatmak isterim. Ama böyle bir durumda bu işin yanlış olduğunu ifade ediyorum ve hayırlı olsun diyorum."

TFF Binasında Silah Bulundu

Kasımpaşa – Beşiktaş karşılaşmasında yaşananlar sonrası eleştiri-çelik raf- oklarına hedef olan TFF'de hareketli dakikalar yaşandı.
SİLAH BULUNDU
TFF binasının arka tarafında bulunan otopark girişinde güvenlikçiler tarafından bir tabanca fark edildi. Güvenlikçilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen polis, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. -raf sistemleri-Tabancanın bulunduğu bölge emniyet çemberine alınırken, bölgeye olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi.
İÇİ DOLU DEĞİL
Tabancayı inceleyen olay yeri inceleme ekipleri,-market raf- tabancanın boş olduğunu anladı. Delil torbasına konan tabanca, detaylı incelemelerin yapılması için emniyete götürüldü.

24 Aralık 2013 Salı

Beyoğlu Nazım İmar Planı İptal Edildi[DETAYLAR İÇERDE]

İstanbul 10'uncu İdare Mahkemesi, Taksim Cami projesi ve Galatasaray Katlı Otoparkı dahil, bir çok projenin dayanağı olan 1/1000 ölçekli "Beyoğlu Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama Planı" ile 1/5000 ölçekli "Beyoğlu Nazım İmar Planı"nı iptal etti.
MAHKEME OY BİRLİĞİYLE KARAR VERDİ
Hürriyet'in haberine göre mahkeme,-market raf - her iki planın bölgenin özelliğini yeterince gözetmediği, bütünsellikten uzak, korumaya en çok muhtaç alanların Özelleştirme, kentsel yenileme veya turizm alanı ilan edilerek koruma planı kapsamı dışına çıkarıldığı gibi pek çok gerekçeyle iptal kararını oy birliğiyle verdi. Karar sonrası belediye 6 ay içinde, mahkemenin gerekçeli kararındaki itirazlar dikkate alarak planları yeniden yapmak zorunda. Bu süreçte, Beyoğlu'ndaki imar hareketleri, kurul kararları onayıyla 'Geçici Yapılaşma Koşulları'yla yürütülecek.
Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Galata Derneği'nin, Beyoğlu Belediye Başkanlığı, Kültür Ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 2011 yılında açtığı dava 25 Eylül 2013'te oybirliğiyle sonuçlandı.Karaköy'deki Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi'nde, Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu üyeleri basın toplantısıyla kararı kamuoyuna açıkladı.
18 YIL KADERİNE TERK EDİLDİ
Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu Sözcüsü Cem Tüzün, 1993 yılında Beyoğlu'nun önemli bir bölümünün "Kentsel Koruma Alanı" olarak ilan edildiğini ve yasa gereği 6 ay içerisinde bir koruma amaçlı imar planı hazırlanması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Ancak bu gerekliliğin başladığı 1994 yılı ilkbaharından itibaren bu koruma amaçlı imar planı yapmakla sorumlu olan büyükşehir belediyesinde Recep Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve Kadir Topbaş ile Beyoğlu'nda ise Nusret Bayraktar, Kadir Topbaş ve Ahmet Misbah Demircan dönemlerinde 18 yıl boyunca bu imar planı hazırlanmadı. Beyoğlu bir anlamda kaderine terk edildi. Bu süreç içerisinde 'Geçici Yapılaşma Koşulları'yla Beyoğlu'ndaki imar hareketleri yürütülmeye çalışıldı. Bu durumda çok sayıda rüşvet, yolsuzluk yolları açıldı. Kaçak yapılaşma ve göz yummalar oldu. Beyoğlu'nun birçok mahalleside çöküntü haline getirildi. Tarlabaşı bunun en bariz örneklerinden biridir. Aynı şekilde Bedrettin Mahallesi'nde yurttaşların kendi oturdukları evlere bir çivi dahi çaktırmadılar. 2011 yılında aniden bir imar planı hazırlandı. Koruma amaçlı olduğu iddia edilen-raf sistemleri- 1/1000 ve 1/5000'lik planlar ard arda açıklandı. Buna ilişkin bizim Beyoğlu'ndaki semt dernekleri olarak başlattığımız çeşitli süreçler oldu. Belediyeye katkılar koymaya çalıştık. İmar planları açıklandığında itirazlarımızı yaptık. Akabinde yargıya başvurmak zorunda kaldık."
KATILIM İLKESİ ŞART
Avukat Pervin Çelik de 2009 ve 2011 yıllarında yapılmış 1/5000 ve 1/1000 imar planlarının iptali için 2011 yılında dava açtıklarını belirterek şunları söyledi: "2.5 yıl süren mahkeme sonunda, tarafımıza dün tebliğ edilen kararda, her iki imar planının da iptal edildiğini öğrendik. Bu karar planların tümünü ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla bu kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren artık uygulaması durmuştur.Beyoğlu'nda bu imar planlarının uygulanması mümkün değil. Bundan sonra yapılması gereken şey, bu kararın muhatabı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi,Beyoğlu Belediyesi ve yine koruma amaçlı imar planı olduğu için, bu planları onaylamak zorunda olan koruma kurullarının, mahkeme kararında belirtilen gerekçelere uygun olarak yeni 1/5000 ve 1/1000 planlarını yeniden hazırlaması gerekiyor.
İNSAN ODAKLI DEĞİL
Mahkeme kararı gerekçeli kararında özet olarak şunu söylüyor. Bu planların koruma amacından ve korumaya ilişkin yasal mevzuattaki kurallara uzak olduğu, yasal mevzuatta aranan kurallara da uygun olmadığı ifade ediliyor. Somut birkaç örnek vermek gerekirse, turizmin ön plana çıkarıldığı ama bunu yaparkenBeyoğlu'nun yerel özelliğinin göz ardı edildiği, kültür odaklı turizm yerine ticaret ve hizmet odaklı turizme ağırlık veren bir planlamanın tercih edildiği, özelliği gelir düzeyi yüksek turistlere yönelik bir planlamanın tercih edildiği, oysa bölgenin burada yaşayan ve çalışan insanlarla kendine özgü bir renkliliği olduğu ve bunun ihmal edildiği, burada yaşayan insanların kentten ve Beyoğlu'ndan uzaklaştırmaya yönelik kararlar içerdiğini ifade ediyor. Bunlar özellikle son dönemde toplumun tepkisini çeken gerekçeleri de ortaya koyuyor. Kentlerin, içinde yaşayan insanlardan bağımsız olarak planlanamayacığını bir kez daha bize göstermiş oldu. Sonuçları itibariyle bizim için çok önemli. Beyoğlu ilçesine ilişkin bir planın iptalini öngörse de sonuçları bakımından bundan sonra idarelere göstereceği yol açısından önemli. Çünkü bundan sonra yapılması gereken planlama sürecinde burada yaşayan halkın bu sürece katılması şart. Bu kısaca katılım ilkesi olarak tanımlanıyor ve göz ardı edilemeyeceği açıkça vurgulandı.
KAPSAM DIŞINDA KALDILAR
Tarlabaşı özel bir statüde yenileme alanı olarak ayrıldığı için planın kapsamı dışındaydı. Yine meydandaki ulaşım projesi de bu dava konusu ettiğimiz planlardan daha sonraki bir tarihte planda yapılmış tadilat olarak gündeme geldi. -çelik raf-Zaten o planla ilgili olarak başka bir mahkeme tarafından verilmiş başka bir iptal kararı var. Bu güne kadar yapılmış uygulamalar dava konusu edilmediyse devam edecek, dava konusu edilmiş veya edilecekse bu karar gerekçe gösterilerek durdurulabilir."
TAKSİM'E DİNİ TESİS YAPIMI İPTAL
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Sekreteri Akif Burak Atlar da mahkeme kararıyla birlikte, Galatasaray Lisesi'nin yanındaki açık alana öngörülen katlı otopark projesi ile Taksim Meydanı'ndaki Sular İdaresi'nin arkasında bulunan otoparka yapılacak olan dini tesisin de inşasını iptal ettiğini söyledi.

Zarrab'ın Ortağı Zencani: Erdoğan'a Güveniyorum ...

Türkiye'deki yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanan işadamı Reza Zarrab'ın İran'daki ortağı olduğu iddia edilen Babek Zencani, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine duyduğu güven nedeniyle Türkiye'de yatırım yaptığını ve yapmaya da devam edeceğini söyledi.
Türkiye'yi sarsan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun kilit isimlerinden Reza Zarrab'ın arkasındaki asıl ismin "Reis" ve "Kont" diye de bilinen Babek Zencaniolduğu iddiaları üzerine, İranlı dolar milyarderi konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
"YASA DIŞI DAVRANIŞIM YOK"
Zencani, açıklamasında şöyle dedi-çelikraf-: "Türk basınında hakkımda çıkan ve anlam vermekte zorlandığım haberlerle ilgili olarak açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum.
Ticari faaliyetlerimin hiçbirinde en küçük bir yasa dışı davranışım olmamıştır. Kaynağı asla gizlenemeyecek hacimde bulunan ticari faaliyetlerim ile ilgili olarak İran vatandaşlarına uygulanan bir takım kısıtlamalar dışında hakkımda herhangi bir soruşturma ve kısıtlama da bulunmamaktadır.
"REZA ZARRAB İLE HAYATIMDA BİRKAÇ KEZ GÖRÜŞTÜM"
Türkiye'de yapmış olduğum ticari faaliyetlerin tamamı kayıt altındadır ve -market raf-herhangi bir yasa dışı davranışım olmamıştır.
Türkiye'de gündemde olan soruşturmada adı geçen kimseler içinde İranlı olması nedeniyle tanıştığım Reza Zarrab dışında tanıştığım herhangi bir kimse de bulunmamaktadır. Onunla da hayatımda birkaç kez görüştüm. Hiçbir şekilde yürütmekte oldukları ticari faaliyetlerin içinde de değilim, yaptıkları işlerden bilgi sahibi de değilim. İş yerlerinin nerede olduğunu da bilmem. Yasa dışı işlere karışmışlarsa da kendi sorumluluklarındadır. Onlar hakkındaki hiçbir işlem ve iddia ile ilgili olmak istemiyorum.
"REZA ZARRAB İLE ANTALYA'DA BULUŞACAĞIM HABERİ TAMAMEN YALANDIR"
Yaklaşık altı aydan bu yana İran dışına çıkmadım. Halen Tahran'da bulunuyorum. Raza Zarrab ile Antalya'da buluşacağım haberi tamamen yalandır. Ben tanınan bir kimseyim. Yasa dışı yöntemlerle seyahat etmem veya sahte belge kullanmam mümkün değildir.
"UÇAKLA ALTIN TİCARETİ TAMAMEN YASAL ZEMİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR"
Haberlerde sözü geçen uçakla altın ticareti tamamen yasal zeminde gerçekleşmiştir. Yasalara uygun olarak Gana'dan 1500 kg altın satın aldım. Bunun 500 kg'lık kısmını Türkiye'ye satmayı, kalanını ise Dubai'ye satmayı planlıyordum. Atatürk Havaalanı'nda, altının kaynağı ile ilgili belgelerin talep edilmesi üzerine, bu belgelerin Gana'dan getirilmesi için geçen süre kadar uçak havaalanında kalmıştır. Belgelerin gelmesi üzerine uçak Türkiye'den ayrılmıştır. Konu Türk makamları tarafından bütün yönleriyle ve defalarca incelenmiş, hakkımda bir suçlama yapılmamıştır.
"REZA ZARRAB'IN PATRONU DEĞİLİM"
Reza Zarrab'ın patronu değilim. Aramızdaki iş ilişkisi toplam ticaret hacmimin binde birinden bile daha azdır. Bunların da tamamı resmidir.
"ERDOĞAN'IN LİDERLİĞİNE OLAN GÜVENİMDEN DOLAYI YAPTIM"
Son yıllarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gelişen Türkiye, sadece benim için değil, Müslüman ülkelerin sermaye sahipleri için bir cazibe merkezi haline dönüşmüştür. Ben Başbakan Erdoğan'ın liderliğine olan güvenim nedeniyle Türkiye'de yatırım yaptım. Gelişen dünyada en önde giden Türkiye ve Türkiye'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir Müslüman olarak gurur duyuyorum.
Sahip olduğum grup 65-raf sistemleri- şirketten oluşmaktadır ve yıllık cirosu 6-7 milyar euro civarındadır. Benim haberlerde bahsi geçen küçük işlere ihtiyacım bulunmamaktadır. Bu büyüklükteki bir mal varlığının, yasa dışı ve denetim dışı yollardan edinilmesi de korunması da mümkün değildir.
"TÜRKİYE'DE YATIRIM YAPMAYA DA DEVAM EDECEĞİM"
Bir İran vatandaşı olarak, İran vatandaşlarına uygulanan tecrit ve potansiyel suçlu politikasının bedelini ödüyorum.
Ancak her şeye rağmen, Türkiye ve hayatımda hiç karşılaşmadığım ve tanışmadığım Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a olan sevgimde bir azalma olmayacaktır.
Türkiye'de yatırım yapmaya da devam edeceğim. Hakkımda sahte haberler yayarak beni bıktırmaya çalışanları da sevindirmeyeceğim.
Hakkımdaki iddialarla ilgili olarak tarafımdan istenecek her türlü bilgi, belge ve yardımı sağlamaya hazırım.
Saygılarımla Türk halkının bilgisine arz ederim."

Benzin Fiyatlarına 13 Kuruşluk Zam

Dolar kurunun rekor kırarak 2.10 TL'ye yaklaşmasıyla benzine de zam geldi. Geçtiğimiz günlerde 7 kuruşluk indirim gelen benzine bu kez 13 kuruşluk zam yapıldı.
16 ARALIK'TA İNDİRİM YAPILMIŞTI
Böylece bu geceden itibaren 95 oktanlık -raf sistemleri-kurşunsuz benzinin litre fiyatı 4,95 liraya yükseldi. Benzine 16 Aralık'ta 7 kuruşluk indirim gelmiş benzinin fiyatı 4,82 liraya düşmüştü.
TANER YILDIZ SİNYALİ VERMİŞTİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız-çelikraf- geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada dolar kurunun 2 TL'den 2.10 TL'ye yükselmesinin enerjiye 4 milyar dolar ek maliyet getirdiğini söylemişti.