www.bayfikir.com

Özel ve Hazır Web tasarım Sayfaları

Herkesin Tatile İhtiyacı var

Tatil ve Tatil hakkında bilgi alabileceğiniz entertainment.com.tr.

Sosyal Medya da Biz

Facebook / Twitter / Google +

Askılık Modelleri

Özel ölçüler de Stand üretimimiz vardır.

Web tasarim istanbul

Hazır Şablonlar | Müşteriye Özel Tasarımlar

21 Ocak 2014 Salı

Yolsuzluk Operasyonu ile İlgili Haberlere Basın Yasağı

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul merkezli soruşturma kapsamında, dosyayla ilgili her türlü haber, röportaj, eleştiri ve dosya içerikleri ile alakalı olarak, soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yasağı konulmasına karar verdi.
Operasyon kapsamında tutuklanan Reza Zarrab ile eşi Ebru Gündeş'in avukatı, yazılı, görsel ve internet medyasında müvekkillerinin-raf sistemleri- masumiyetini, soruşturmanın gizliliğini ve adil yargılanma ilkesini ihlal eden yayınlara sınırlama getirilmesini ve yayınların bu dosya kapsamıyla yasaklanmasını talep etti.
Talebi inceleyen İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, soruşturma dosyasıyla ilgili olarak yazılı, görsel ve internet medyasında her türlü haber, röportaj, eleştiri-çelik raf - ve dosyanın içerikleri ile alakalı (yalnızca haber niteliği taşıyanlar dışında) olarak soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yasağı konulmasını kararlaştırdı. 
Mahkeme, kararın bir örneğinin, Radyo Ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) gönderilmesine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü aracılığıyla yazılı basın kurumlarına da ulaştırılmasına hükmetti.

Erdoğan: Esad Giderse Kim Gelecek Sorusundan Bıktık

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Avrupa Konseyi Başkanı Herman Varn Rompuy ile Brükksel'de ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Erdoğan, basın toplantısında-raf sistemleri- yaptığı açıklamada, Suriye konusunda gerekli adımların atılması gerektiğini belirterek "Atılması gereken adımları bize sormamaları gerekir. Suriye'de Beşar giderse yerine kim gelecek sorusundan bıktık. Beşar giderse halkın iradesi iktidar olacaktır. Şimdi çok partili döneme geçmek halkın iradesi kmi istiyorsa onu başa geçirmesi gerekir. Bundan kötü Suriye düşünülemez" dedi.
Basın toplantısından satırbaşları;
HERMAN VAN ROMPUY:
Artan bir işbirliği içindeyiz. İnsani durum konusunda aynı duyguyu paylaşıyoruz çevre ülkeler konusunda. Yarın Montrödeki toplantının yeni bir siyasi süreç başlatmasını diliyorum. Gelecekte de verimli bir işbirliği yapacağız.
JOSE MANUEL BARROSO:
Burada ağırlıklı olarak ikili ilişkileri ve çevre ülkeleri konuştuk. Ab ve Türkiye müttefiktir. Bu konuda yararlı ve verimli görüşmeler yapıldı. Tek bir sayıyı saymak isterim ticari ilişkilerimizi vurgulamak için. Türkiye'nin yüzde 75inden fazlası Ab'den gelmektedir.
Geri kabul anlaşması imzalandı. Vize için imzalar atıldı. İki taraf için de faydalı olacaktır. Ab'de bir çok kişinin düşündüğü gibi endişe duyuyoruz. Samimi bir dost olarak Erdoğan'la konuştum ve bu sohbet sonucunda memnun oldum. Başbakan bize güvence verdi. Erklerin ayırmına saygı duyduğunu belirtti. Bunlar Türkiye'nin ekonomik çıkarınadır.-çelik raf - Dolayısıyla, burada dile getirdiğimiz konuları Türkiye kaydetmiştir. Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı konuları izliyoruz. Size yardım etmeye hazırız. Ticari ilişkileri nasıl derinleştireceğimizi konuştuk. Çok acilen Kıbrıs konusunda kapsamlı bir çözüm sağlanması gerektiğini konuştuk. Türkiye'nin Abüyeliği için bu önemli bir konu.
BAŞBAKAN ERDOĞAN:
Uzun bir aradan sonra buradayız. Çok verimli görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler sebebiyle memnuniyetimi özellikle ifade etmek isterim. Türkiye olarak Ab ile ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında samimi olduk. Türkiye olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirme konusunda kararlı bir tutum sergiledik. Tüm iyi niyetimize rağmen 3.5 yıllık bir durgunluk meydana geldi. Geçen Kasım ayında yeni bir fasıl açıldı. Bu önemli gelişmeler Türkiye - Ab ile ilişkilerde bir canlanmaya işaret etmektedir.
"SON DERECE FAYDALI OLMUŞTUR"
Brüksel'e uzun bir aradan sonra yaptığım bu ziyaretin hem ilişkilerin seyri bakımından hem de karşılıklı beklentilerin dile getirilmesi açısından son derece faydalı olmuştur. Son birkaç yıldır yaşanmakta olan ekonomik kriz Türkiye-AB işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bölgesel ve uluslararası gelişmeler de işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
SURİYE'DE YAŞANANLAR
Son dönemse Suriye'de meydana gelen olaylar Türkiye'yi ciddi manada rahatsız etmektedir. hele hele dünkü görüntüler bir insanlık vahşetinin bir soykırımın ne denli ağır olduğunun bilincinden olan bizleri rahatsız etmiştir. Artık burada insanlığın bir harekete geçmesi, Suriye'deki bu gelişmeler karşısında atılması gereken adımların bir anda atılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Yarınki Cenevre 2 toplantısının olumlu neticeler vermesi beklentisi içindeyiz. BM'nin çok daha kararlı bir adım atmasını bekliyoruz.
KIBRIS MESELESİ
Kıbrıs konusunda da bizler her türlü olumlu adım atılması konusunda kararlıyız. Burada garantör bir ülke olarak yapmamız gereken neyse yapmakta kararlıyız.
"YÜK ALMAK İÇİN GELİYORUZ"
Müstakbel tam üye olarak katkı sağlayabileceğimize inanıyoruz. Bu itibarla Ab'ye yük olmak için değil, yük almak için girmek istediğimizi defaatle ifade ettik. Vatandaşlarımıza en kısa süre içinde vize muafiyetinin sağlanabilmesine verdiğimiz önemi vurguladım.
"HALKIN İRADESİNİN ÜSTÜNDE GÜÇ YOKTUR"
Yargının bağımsızlığı derken tarafsızlık ilkesinden saparak kullanılırsa ciddi manada sıkıntılar doğar. Halkın iradesinin üstünde bir güç kabul etmiyoruz.-market raf - Yasama organı bu tür sıkıntılar olduğu zaman bunu düzenleme ile mükelleftir. Özellikle medya üzerinde iletişimden çok bunu ikili görüşmelerimizde yapmamız çok daha isabetli olacaktır.
"KİM GELECEK SORUSUNDAN BIKTIK"
Artık burada herhangi adım atılmayacaksa nerede ne zaman adım atılacak insana bunu sorarlar. BM teşkilatının bu konuyu farklı ele alması gerektiğine inanıyorum. Atılması gereken adımları bize sormamaları gerekir. Suriye'de Beşar giderse yerine kim gelecek sorusundan bıktık. Beşar giderse halkın iradesi iktidar olacaktır. Şimdi çok partili döneme geçmek halkın iradesi kmi istiyorsa onu başa geçirmesi gerekir. Bundan kötü Suriye düşünülemez. 150 bin insan öldürüldü. 150 bin insanın öldürüldüğü Suriye'de daha biz neyi soruyoruz.
HSYK DÜZENLEMESİ
Bu konu ile ilgili bize tavsiyeler oldu. Bu tavsiyeler istikametlinde gerekli değişilklikler komisyonda yapıldı.
MERKEZ BANKASI'NIN HAMLESİ
Merkez Bankası bağımsız bir kurumdur. Bana ya da bakanlarıma bağlı değil. Merkez Bankası'nın aldığı bu kararı isabetli görüyorum, kendilerini tebrik ediyorum.

Kılıçdaroğlu, Başsavcının Baskı Gördüğünü Belgeyle Açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında 'dehşet verici bir belge açıklayacağım' diyen Kılıçdaroğlu, İzmir'deki operasyonla ile ilgili bir tutanak açıklayarak yolsuzluğun örtüldüğünü söyledi.
Tutanakta soruşmadan sorumlu-çelik raf - Başsavcı'nın Adalet Bakanlığı müsteşarı Kenan İpek tarafından operasyonun durdurulması ve savcının değiştirilmesi yönünde baskı gördüğü ifadeleri yer alıyor.
İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:
Ben beklerdim ki Sayın Başbakan çıkıp şunu söylesin. Biz 3Y ile mücadele için iktidar olduk. Kim yolsuzluk yaparsa üzerine gideceğiz, isterse babam olsun. Yolsuzlukları nasıl örteriz bunun mücadelesini verdiler.
"DEHŞET VERİCİ BİR BELGE AÇIKLAYACAĞIM"
Dehşet verici bir belge açıklayacağım arkadaşlar. Yolsuzluğun boyutu o kadar büyük ki… Bu ülke sömürülmeye layık bir ülke mi? Yazık günah değil mi? Siz sabah akşam kul hakkı yemek haramdır diye söylüyorsunuz. Nedir bu paralar? Öyle bir noktaya geldik ki yolsuzluğu savunan bir başbakan portresi çıktı karşımıza. Yolsuzlukla mücadele değil. bunu anlamak mümkün değil. bu olay nedir biliyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, Türkiye Cumhuriyeti devletini soymasıdır.
İşte Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı o belge
"İZMİR'DE DE BİR OPERASYON YAPILDI"
İzmir'de de bir operasyon yapıldı. Operasyon çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık. Deliller toplanıyor, önce bilirkişiye gönderiliyor, raporunu veriyor. Bunun üzerine savcılık 6 Ocak 2014'te bir karar alıyor, arama yapılacak yerler belirleniyor, şüphelilerin de yakalanması isteniyor. Aynı tarihte, bu mahkeme kararı gereği yapılmak üzere emniyete gönderiliyor. Çünkü emniyet bu işi yapacak.
Başsavcının tuttuğu tutanaktan okuyorum size:
"Mahkeme tarafından verilen kararlar mesai sonrasına karmış, emniyete gönderilmesinden sonra 6 Ocak 2014 tarihinde saat 19:38'de evimde bulunduğum sırada, müsteşarlık makamından, adalet bakanlığı, telefonu veriyor, arayan sekreter, sayın müsteşar Kenan İpek'in benimle görüşmek istediğini iletti. Sayın müsteşar, hal hatır sorduktan sonra, sözü yürütülen evraka getirip içeriğini sordu. Kendisine kısaca soruşturmayla ilgil bilgi verdim.-raf sistemleri- Bunun üzerine, soruşturmanın derhal durdurulmasını, cumhuriyet savcısının değiştirilmesini istedi. Makamda beklediğini, sonucun kendisine bildirilmesini istedi. Cevaben kendisine, hukuk ve aykırı bir işlem olmadığını izah etmeme rağmen ısrarcı oldu. dört dakika süren görüşme sonrası, tekrar soruşturmayı durdurmamı, mahkeme kararlarını kolluktan geri istememi ve savcıyı değiştirmemi ısrarla istedi. Cevap beklediğini belirterek telefonu kapattı"
Bitmiyor.
"Daha sonra beni tekrar 22:31'de. Aynı şekilde müsteşar bey arayarak ne yaptığımı sordu. Ben de yapılan işlemin hukuk içinde olduğunu, herhangi bir müdahaleyi gerektirir bir durumu nezaketle anlatmama rağmen, bana hitaben, su saatte git cumhuriyet savcısını değiştir, bu soruşturmayı durdur. Bunu yapmazsanız sonuçlarına katlanırsınız diyerek telefonu kapattı"
Tutanağın son bölümünde şöyle diyor:
"Cumhuriyet başsavcılığımızca yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir işlem görmediğimden bu taleplerine yeri getirmedim"
"'YOLSUZLUKLAR KAPATILSIN' DİYORSANIZ DİYECEK BİR ŞEYİM YOK"
Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizin vicdanınız el veriyorsa, bir yolsuzluk davasının soruşturmasının kapatılmasına evet, varsın kul hakkı da yensin diyorsanız söyleyecek bir lafım yok. Ama demiyorsanız 30 Mart'ta sandık önünüze gelecek. Elinize vicdanınıza koyun, hırsızlığa hep beraber dur diyelim.
"ADALET BAKANI'NA SESLENİYORUM: O MÜSTEŞARI YERİNDE TUTACAK MISIN?"
Buradan Adalet Bakanı'na sesleniyorum. Sen o müsteşarı yerinde tutacak mısın? Yerinde tutuyorsan o işin sorumlusu sensin. Zaten bir müsteşar Bakan'dan talimat almadan 'Bir dosyayı kapat savcıyı al sonuçtan bana bilgi ver, sonucuna katlanırsın' diyemez zaten. Şimdi HSYK'nın kanun teklifi görüşülüyor. O geçerse, bunların tamamı gerçek olacak. Bir talimatla yargı şekillendirilmiş olacak.

Amasya Şeker Fabrikası'nda 12 Milyon TL'lik Yolsuzluk

Türkiye bu sabaha da operasyonla uyandı. Amasya Şeker Fabrikası'na bu sabah saatlerinde yolsuzluk operasyonu başlatıldı. Amasya'da Pancar Ekicileri Kooperatifi'ne bağlı Şeker Fabrikası'na düzenlenen operasyonda, yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla 31 kişi gözaltına alındı.
YOLSUZLUĞU MASAK TESPİT ETTİ
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) -çelik raf -raporuna göre, Amasya Şeker Fabrikası'nda 12 milyon 255 bin 905 TL'lik yolsuzluk yapıldığının tespit edilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın ardından operasyon kararı alındı.
KOOPERATİF BAŞKANI, GENEL MÜDÜR VE YÖNETİCİLER DAHİL 31 GÖZALTI
Amasya İl Emniyet Müdürlüğü-raf sistemleri- Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi ekiplerince bu sabah düzenlenen operasyonda Kooperatif Başkanı, fabrika genel müdürü ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 31 kişi gözaltına alındı.
SUÇLAMALAR
İl Emniyet Müdürlüğü'ne-market raf- getirilen şüphelilerin 'haksız kazanç, yolsuzluk, şeker fabrikasını ve kooperatifini yönetirken kendi menfaatlerini işleyişe uygun göstermek amacıyla A,B,C şeker kotalarının usulün dışına kullanımı, satılan şekerlerin sahte belgelerle bölgelere gitmiş gibi gösterilmek suretiyle sahtecilik'le suçlanıyor.

18 Ocak 2014 Cumartesi

Manchester United, Arda Turan İçin 25 Milyon Euro Önerdi

İngiltere Premier Lig'de David Moyes yönetimindeki Manchester United, AtleticoMadrid'de fortma giyen milli futbolcu Arda Turan'ı transfer etmek için harekete geçti. İngiliz medyasında yer alan haberlere göre İngilizler, Arda için 25 milyon euro'yu gözden çıkardı.
Manchester UNIDET ÇOK İSTİYOR

İspanya'da en çok konuşulan hatta bir ara Messi ile kıyaslanan Arda Turan için Müslüman camiasının-market raf - Muhammed Ali'si yorumları bile yapılmıştı. A Milli Takım'ın da en büyük gücü olan Arda Turan, artık dünya devlerinin de takibi altında. Yıllar sonra şampiyonluğa bu kadar yakın -raf sistemleri -olan Atletico Madrid, Şampiyonlar Ligi'nde de favoriler arasında gösteriliyordu. İspanyol ekibinin bu yoldaki en büyük silahlarından biri olan Arda Turan için transfer teklifleri de hızlanmaya başladı. Ferguson'un yıllar süren görevini Moyes'e devretmesiyle birlikte Kırmızı Şeytanlar'ın transfer politikası da değişti. Pahalı isimlere yönelen ManU, Arda Turan'ı da yaz transfer döneminde kadrosuna katmak istiyor.
25 MİLYON EURO

İngiliz medyasında çıkan haberlere göre Manchester United, Atletico Madrid ve Simeone'nin kilit oyuncusu 26 yaşındaki yıldızımız Arda Turan'ı kadrosuna katmak istiyor. Nani, Ashley Young-çelik raf - ve Valencia'dan istediği performansı alamayan Moyes,Arda Turan transferiyle bu bölgelerdeki açığı kapatmak istiyor. İngiliz ekibinin Arda Turan için 25 milyon Euro'yu gözden çıkardığı da haberin detayında yer aldı.Arda'nın kanat akınlarının yanı sıra hem orta sahada hem de kanatlarda oyun kurmayı beceren çok yetenekli bir futbolcu olduğu da ifade edildi.

Fenerbahçe'de Başkanlığa En Yakın İsim "Ali Koç"

Yargıtay'ın Aziz Yıldırım hakkındaki ceza kararını onamasından sonra düşmesi kesinleşen Fenerbahce'de gözler -çelik raf -Asbaşkan Ali Koç'a çevrildi. Ali Koç'un adı, öne çıkan en ciddi aday görülüyor.
SEÇİMDEN ÖNCE KONUŞTULAR
F.Bahçe'de gözler, Yargıtay 5. Dairesi'nin hakkındaki cezaları onamasından sonra başkanlık kabiliyeti kalmayan Aziz Yıldırım'ın yerine kimin geleceğine çevrildi. Kulüpten sızan ilk bilgilere göre,-raf sistemleri- Mehmet Ali Aydınlar'a fark attığı seçimden evvelAziz Yıldırım, bu konuda eski asbaşkanı Ali Koç'la bir görüşme yaptı. Yıldırım, Koç'a, "Yargıtay şike kararını onarsa, ben başkanlık yapamam. Bu durumda kulübün sahipsiz kalmaması için senin başkan olmanı istiyorum" şeklinde ricada bulundu.
YILDIRIM'I DESTEKLEMİŞTİ
Koç'un prensipte bu teklife olumlu yaklaştığı ve Aydınlar seçiminde Aziz Yıldırım'a çok açık destek verdiği biliniyor.-market raf- 45 gün sonra yapılacak seçime kadar kulübü başkanvekili Abdullah Kiğılı yönetecek. Seçimde de Ali Koç'un başkan olmasına Yıldırım'ın yakın çevresi kesin gözüyle bakıyor.
'RENGİMİZ BELLİ' DEMİŞTİ
Bilindiği gibi son seçim öncesi bir basın toplantısı düzenleyen Koç, F.Bahçe'nin şike yapmadığının altını çizmiş, 2 dönem birlikte çalıştığı Aziz Yıldırım'a destek vermiş ve "Aday olmayacağım ama rengimiz belli" demişti.

TMSF'den Mustafa Sarıgül Açıklaması

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kuruma devredilen bankalardan Bankekspres AŞ'den kullanılan ve bugüne kadar tahsil edilemeyen-çelik raf - banka kaynağının tahsili amacıyla inceleme sonucunda, borçlu olduğu tespit edilen ve aralarında banka hakim ortağı Korkmaz Yiğit ile Mustafa Sarıgül'ün de bulunduğu 9 kişi hakkında icrai takibat başlatıldığı bildirildi.
9 KİŞİ HAKKINDA İCRAİ TAKİP BAŞLATILDI
TMSF'den yapılan yazılı açıklamada, kuruma devredilen bankalardan Bankekspres AŞ'den kullanılan ve bugüne kadar tahsil edilemeyen banka kaynağının tahsili amacıyla TMSF tarafından, 5411 sayılı Kanun kapsamında, kurum kayıt ve belgeleri ile kuruma -raf sistemleri-daha sonradan sunulan belgelerde yapılan incelemeler sonucunda, borçlu olduğu tespit edilen ve aralarında banka hakim ortağı Korkmaz Yiğit ile Mustafa Sarıgül'ün de bulunduğu 9 kişi hakkında icrai takibat başlatıldığı belirtildi.
ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK
Kamuoyunun da bildiği üzere, TMSF'nin halka büyük bir yük getiren batık bankaların topluma maliyetinin asgari seviyelere indirilmesi maksadıyla, kanunların kendisine verdiği yetki ve görev kapsamında kamu alacağının tahsilini sağlamak amacıyla, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada çalışmalarına devam edeceği ifade edilen açıklamada, -market raf -şu ifadelere yer verildi: "Kurumumuz kamu alacağını tahsil görevini ifa ederken, bugüne kadar borçlu olduğu kayıt ve belgelerden tespit edilen kişilerin kişisel özellikleri veya sosyal statüleri gibi subjektif kriterlerden bağımsız olarak, tamamen kayıt ve belgeler ile mevzuat kapsamında objektif kriterleri esas alarak hukuk kuralları içinde hareket etmiştir. Kurumumuzun kamu alacağının tahsil edilerek batık bankalardan dolayı halkımızın sırtına yüklenen maliyetleri azaltmak yönündeki çalışmaları bundan sonra da devam edecektir."