www.bayfikir.com

Özel ve Hazır Web tasarım Sayfaları

Herkesin Tatile İhtiyacı var

Tatil ve Tatil hakkında bilgi alabileceğiniz entertainment.com.tr.

Sosyal Medya da Biz

Facebook / Twitter / Google +

Askılık Modelleri

Özel ölçüler de Stand üretimimiz vardır.

Web tasarim istanbul

Hazır Şablonlar | Müşteriye Özel Tasarımlar

18 Ocak 2014 Cumartesi

Bakan Oğlunu Gözaltına Alan Emniyet Müdürü Kızağa Çekildi

17 Aralık operasyonunun ardından Ankara Emniyeti'nde yaşanan görevden alma dalgalarına bir yenisi daha eklendi. Tümü emniyet müdürü 77 polis müdürünün görev yerleri değiştirildi.
ŞAMİL KAYA İKİNCİ KEZ GÖREVDEN ALINDI
Milliyet'te yer alan habere göre; Görev yerleri değiştirilen müdürler arasında 17 Aralık operasyonu sonrasında görevden alınan müdürler, ikinci kez görevlerinden alınarak başka görevlere kaydırıldı. Operasyon kapsamında tutuklanan eski-çelik raf- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan'ı gözaltına alan ekibin başında olan ve operasyonun hemen ardından görevden alınan Organize Suçlar Müdürü Şamil Kaya, ikinci kez görevden alınarak "kızak" göreve çekildi.
ANKARA EMNİYET'İ SİL BAŞTAN DEĞİŞTİ
Ankara Emniyet Müdürü Kadir Ay daha önce görevden alınırken, bu akşam Çevik Kuvvet Şube Müdürü Fatih Umutlu ile bu şubeden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Nazmi Küçükkale'nin de görev yerleri değiştirildi. Böylece AnkaraEmniyeti, 17 Aralık operasyonunun ardından büyük ölçüde sil baştan yenilenmiş oldu. Hükümetin ve bürokrasinin bulunduğu Ankara'da, emniyet teşkilatında bir ay içinde böylesine radikal görevden almaların yapılması, Türk siyaset tarihine not düşülecek önem arz ediyor. Erdoğan'ın, daha önce evindeki ofisinin dinlendiği gündeme gelmişti. Efkan Ala'nın İçişleri Bakanı olmasından sonra Ankara'daki bu operasyon dikkat çekici nitelik kazandı. Bu görevden almalar, iktidarın Ankara'da güven duyduğu bir emniyet bürokrasisi oluşturma çabası olarak yorumlandı.
77 POLİSİN GÖREV YERİ DEĞİŞTİ
17 Aralık operasyonunun ardından 4 ayrı görevden alma dalgasının yaşandığıAnkara Emniyeti'nde, bu dalgalara bir yenisi daha eklendi. Bu kapsamda tümü emniyet müdürü rütbesinde 77 polisin görev yerleri değiştirildi. Görev yerleri değiştirilen emniyet müdürleri arasında 17 Aralık sonrası görevden alınarak, başka görevlere tayin edilen emniyet müdürleri de yer aldı. Bu emniyet müdürleri arasında en çok dikkati çeken isim ise operasyon kapsamında-market raf - tutuklanan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan'ı gözaltına alan ekibin başında olan ve operasyonun hemen ardından görevden alınan Organize Suçlar Müdürü Şamil Kaya oldu. Kaya, 17 Aralık sonrası Organize Suçlar Şube Müdürlüğü görevinden alınarak, nispeten daha "pasif" bir görev olarak nitelendirilen Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü'ne tayin edilmişti. Kaya, son olarak "kızak" görev olarak adlandırılan Personel Şube Müdürlüğü emrine verildi.
İKİNCİ KEZ GÖREVDEN ALMA
Görevden alma dalgası kapsamında ayrıca, 17 Aralık operasyonunun hemen ardından görevden alınarak pasif görevlere verilen emniyet-raf sistemleri- müdürleri de ikinci kez görevden alınarak personel emrine alındı. Bu isimler arasında ise Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü iken Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne tayin edilen Adem Yalçınkaya, Kaçakçılık Şube Müdürü iken Mamak İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Ertan Kaya, Narkotik Şube Müdürü iken Koruma Şube Müdürlüğü'ne gönderilen Emre Korkmaz gibi isimler de yer aldı. Asayiş Şube Müdürü iken İkmal Şube Müdürlüğü'ne gönderilen Ömer Barlas ise Kalecik İlçe Emniyet Müdürü oldu. Daha önce Mali Suçlar Şube Müdürlüğü'ne getirilen Erol Alkan ile Siber Suçlar Şube Müdürlüğü'ne getirilen Tacettin Çelebi ise yer değiştirdi.
İLÇE EMNİYET MÜDÜRLERİ DE DEĞİŞTİ
24 ilçesi bulunan Ankara'da tüm ilçe emniyet müdürlerinin görev yerleri de değişti.Ankara'nın en önemli ilçelerinden Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Ahmet Yıldırım, Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne Cengiz Akar, Keçiören Emniyet Müdürlüğü'ne Cihat Şerolar, Mamak Emniyet Müdürlüğü'ne Şerafettin Türkyılmaz,Etimesgut Emniyet Müdürlüğü'ne Cihangir Kaya, Pursaklar Emniyet Müdürlüğü'ne ise Bülent Yiğit getirildi.
DALGALAR DEVAM EDECEK
Ankara Emniyeti'nde yaşanan en büyük görevden alma dalgası geçen hafta yaşanmış ve 80'e yakını rütbeli personel olmak üzere, toplam 609 personelin yerleri değiştirilmişti. Ankara Emniyeti'nde önümüzdeki günlerde de çoğunluğu memur boyutunda olmak üzere görev değişikliklerinin süreceği öğrenildi.

15 Ocak 2014 Çarşamba

Emniyet'te Yeni Deprem: 500 Polis Birden Gitti

Emniyet'te bir atama dalgası daha geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nda görevli 6 şube müdürü görevden alındı.
17 Aralık operasyonun ardından Emniyet'te başlayan görevden almalar ve yer değiştirmeler İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın gelişiyle de-çelik raf- tüm hızıyla devam ediyor. 17 Aralık operasyonun hemen ardından Ankara'da Emniyet Müdür Yardımcısı görevine getirilen 3 müdür yeniden görevden alındı. Başta KOM daire olmak üzereEmniyet Genel Müdürlüğü'nde bir gecede 500 kişinin yeri değiştirildi.
KOM DAİREDEN ŞUBE MÜDÜRLERİ GİTTİ
EGM'de dün gece yarısı kararıyla KOM Daire-market raf- Başkanlığı'nda Şube Müdürleri Mikail Uçak, Serkan Gürkan, Nadir Koçak, Tarkan Şahin, Adem Şahin ve İsmail Çakır görevden alındı. Başta KOM olmak üzere Asayiş, Personel, Güvenlik Daireler olmak üzere 500'e yakın şube müdürü, amir, memurun görev yeri değiştirildi.
ANKARA EMNİYETİ'NDE MÜDÜR YARDIMCILARI GİTTİ
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde ise 6-raf sistemleri- Emniyet Müdür Yardımcısı görevden alındı. Görevden alınan 3 Emniyet Müdür Yardımcısı 17 Aralık Operasyonun hemen ardından göreve getirilmişti. Ankara Emniyet Müdür Yardımcıları Arif Canlı, Hasan Karaca, İbrahim Çapan, İbrahim Pala, Savaş Demirel ve İsmail Özyardımcı görevden alınarak Elmadağ'daki polis okuluna gönderildi.
BİLGİSAYARLAR KİLİTLENDİ
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan çok sayıda personelin görev yerinin değiştirildiği öğrenildi. Polis ve sivil memurlar, nerede görevlendirildiklerini öğrenmek isteyince bilgisayarlar aşırı yüklenme nedeniyle kilitlendi.

Son Seçim Anketinde AK Parti'nin Oy Oranı Yüzde 35.5

30 Mart yerel seçimlerine yaklaşılırken kamuoyunun nabzını tutan araştırmacılar, partilerin oy oranlarına ilişkin tahminlerini açıklamaya devam ediyor.
AK PARTİ YÜZDE 40'IN ALTINDA
22. Dönem Milletvekili Bülent Tanla'nın Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yerel seçim anketinde, 30 Mart seçimlerinde Ak Parti'ye destek verenlerin oranı yüzde 40'ın altında çıktı. Ankete katılanlara yöneltilen "Yerel seçimlerde hangi partiye -raf sistemleri-oy vermeyi düşünüyorsunuz?" sorusuna yanıt verenlerin yüzde 35.5'i tercihini Ak Parti'den yana kullandı. Yüzde 26.7'lik kesimin CHP'yi desteklediği ankette,MHP'nin oy oranı yüzde 15.1 olarak belirlendi.
SAADET PARTİSİ'NDE YÜKSELİŞ
Ankette Saadet Partisi'ndeki yükseliş dikkat çekti. Araştırmaya katılanların yüzde 8.4'ü yerel seçilerde Saadet Partisi'nin adayını-market raf- destekleyeceğini belirtirken, BDP'yi destekleyenlerin oranı yüzde 7.6'da kaldı.
ADAY MI PARTİ Mİ?
30 Mart seçimleri öncesi merak edilen bir başka konu da belediye başkan adaylarının, seçmenlerin oy tercihleri üzerinde etkili olup olmayacağı.-çelik raf- Bu konudaMHP seçmeninin yüzde 69.8'i oy tercihinde adayın daha önemli olduğunu belirtirken, Ak Parti seçmeninin de yüzde 53'ü adayın kendileri için önemli olduğunu ifade etti.

Son Yapılan SBS'nin Yerleştirmesinin Yürütmesi Durduruldu

Ankara 18. İdare Mahkemesi, 8 Haziran 2013'te 8. sınıf öğrencilerine yönelik yapılan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçlarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle 1 milyon 112 bin 604 öğrencinin girdiği sınav sonuçlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Milli Eğitim Bakanlığı ise, İdare Mahkemesi'nin 2013 SBS sınav sonuçları hakkında yürütmeyi durdurma kararına karşı itiraz edeceklerini açıkladı.
CHP'Lİ VEKİL, İPTAL İÇİN DAVA AÇMIŞTI
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, sınava katılan 718 adayın sonucunun yeniden değerlendirilmesinin puanlardaki standart sapmaları değiştireceği ve bunun da tüm öğrencilerin sıralamasına yansıyacağı gerekçesiyle sınav -raf sistemleri-sonuçlarının, yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açmıştı.
Mahkeme, dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
"HUKUKA AYKIRILIĞI AÇIK"
Kararda şu ifadelere yer verildi.
"1 milyon 112 bin 604 öğrenci için dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların oluşabileceği tartışmasızdır. Bu nedenle hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde yasa ihlali gerçekleşeceği için SBS'deki yerleştirmelerin yürütmesinin durdurulmasına karar verdik"
İşte mahkemenin aldığı o karar:
BAKANLIK'TAN JET HAMLE: İTİRAZ EDECEĞİZ
Milli Eğitim Bakanlığı, İdare Mahkemesi'nin 2013 SBS sınav sonuçları hakkında yürütmeyi durdurma kararına karşı itiraz edecek.
Bakanlık yetkilileri, bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı'na "mağdur olunduğu" iddiasıyla tek bir başvurunun dahi yapılmadığını belirterek, "Bakanlık, yürütmeyi durdurma kararına bir üst mahkemede itiraz edecek" ifadesini kullandılar.
Mahkeme kararıyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı şu açıklamayı yaptı:
"12 Temmuz 2013’de açıklanan sınav sonuçlarının ardından aynı gün yapılan inceleme sonucunda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirmesinde yanlışlık yapılınca bu testlerden sınava girenlerin değerlendirilmesi yeniden yapıldı. Hiçbir mağduriyete yer vermeyecek tedbirler alınarak yeni puanlar açıklandı.
Bu karar 15.01.2014’te Bakanlığımıza ulaştı. Mezkur karardan kaynaklanabilecek olası mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından başlatılmış olup, “yürütmenin durdurulması kararına bir üst mahkemede itiraz hakkımız” da dahil olmak üzere gerekli tüm hukuki süreçleri takip edeceğiz."
"PUANLAR YANLIŞ HESAPLANDI"
Ankara 18. İdare Mahkemesi, 8 Haziran 2013’te yapılan Seviye Belirleme Sınavının (SBS) yürütmesini durdurdu. Mahkeme kararında, “Bu durumda 08 Haziran 2013 tarihinde yapılan Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarının, Milli Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ve 2013 yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi-Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzu’nun sınav -çelik raf-sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin hükümlerine uygun olarak hesaplanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır" denildi.

KARAR OYBİRLİĞİYLE ALINDI
Ancak mahkemenin 'oybirliğiyle' aldığı kararında, sonuçları doğru hesaplanmayanSBS'ye katılan 1 milyon 112 bin 604 öğrenci için bu işlemin 'uygulanamaz' olduğu tespiti de yapıldı. Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 'teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına' karar verildi; Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolunun açık olduğu da vurgulandı.

Ankara 18. İdare Mahkemesi, 8 Haziran 2013’te yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nın yürütmesini durdurdu. Mahkeme kararında, “Bu durumda; 08 Haziran 2013 tarihinde yapılan Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarının, Milli Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistemle Öğrenci Alan Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci Yerleştirme Yönergesi ve 2013 yılı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi-Seviye Belirleme Sınavı Başvuru Kılavuzu’nun sınav sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin hükümlerine uygun olarak hesaplanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, 08 Haziran 2013 tarihinde yapılan ve sonuçları doğru hesaplanmayan Seviye Belirleme Sınavına katılan 1.112.604 öğrenci için dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların oluşabileceği tartışmasızdır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 10/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi” denildi.
KARARIN NASIL UYGULANACAĞINI MEB BELİRLEYECEK
Kararın nasıl uygulanacağını Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlemesi gerekiyor. Bu karar, yarı yıl tatiline çıkmaya hazırlanan bir milyonu aşkın öğrenciyi yakından ilgilendiriyor.
AYAYDIN: MEB, UYARILARA RAĞMEN HUKUK DIŞI KAYIT YAPTI
İptal davasını açan CHP Milletvekili Aydın Ayaydın konuyla ilgili şöyle konuştu:
"SBS’de 718 öğrencinin yabancı sınavları başka bir cevap anahtarıyla okunduğu için MEB tarafından yanlış değerlendirildi. Sonrasında kendileri de bunu kabul etti ve yeniden değerlendirdi. Ancak 718 öğrencinin puanı değiştiğine göre sınava giren 1 milyon 112 bin öğrencinin sınav sonuç sıralamasının yeniden hesaplanması gerekiyordu. Bakanlığın bütün öğrencileri yeni puanlamaya göre sıralaması yapması gerek. Kayıtlar daha yapılmadan -market raf-dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması şarttı. Bana ulaşan karar göre iddialarımı mahkeme yerinde bulmuş ve hukuka aykırı işlem yapıldığı için yürütmenin durdurulmasına karar vermiş. Ancak bu durumda geçerli olmayan sonuçlara göre kayıtlar yapıldı. Bazı öğrenciler istemediği okullara yerleştirildi. Bazıları eski sonuçlara göre değerlendirme yapıldığı için yerleşemedi. Şu an tam bir kaos ortamı yaşanıyor. MEB tüm uyarılarıma rağmen geçerli olmayan liste sıralaması ise hukuk dışı kayıt yaptı. Sonucun böyle olacağını bile bile böyle yaptı. İş işten geçtikten sonra verilen bu karar bir işe yaramayacak. Aylar sonra alınan karar vicdanları yaralar. Bu saatten sonra yapılacak bir şey yok. Bakanlık kadar kararı veren İdari Mahkemesi de kararı geç verdiği için suçludur."

Aziz Yıldırım ve Cübbeli'yi Dinleyen Polisler de Gönderildi

Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerine başlatılan 17 Aralık operasyonunun ardındanİstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde çok sayıda memurun yeri değiştirildi. Görev yeri değiştirilenler arasında Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün dinleme ekibindeki memurların da bulunduğu ortaya çıktı.
500 POLİS TAYİN EDİLDİ
17 Aralık'tan bugüne kadar geçen sürede İstanbul'da aralarında müdür ve müdür yardımcılarının da bulunduğu 500 polis tayin edildi. Son olarak Asayiş Şube -çelik raf-Müdürlüğü'nün dinleme ekibinde görevli 45 polis memuru çeşitli ilçelere gönderilmişti.
AZİZ YILDIRIM İLE CÜBBELİ'Yİ DİNLEYENLER DE GİTTİ
Yapılan tayinlerde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün teknik takip biriminin telefon dinleme ekibinde çalışan 57 polis-raf sistemleri- memurunun da görevden alınarak başka ilçelere gönderildiği ortaya çıktı. Bu ekip, Aziz Yıldırım'ın gözaltına alındığı Şike Operasyonu ve Cübbeli Ahmet Hoca'ya düzenlenen operasyonlar gibi gündemi sarsan olaylarda görev almıştı.
Tayin edilen  dinleme ekibinin yerine  yeni memurlar ve  rütbeli personel atandığı belirtildi.

11 Ocak 2014 Cumartesi

Hakan Çalhanoğlu, Hamburg'la Sözleşmesini Uzattı

Galatasaray'ın da radarında bulunan Hakan Çalhanoğlu, kulübü Hamburg ile iki yıllığına sözleşmesini uzattı.
" Galatasaray'DA OYNAMAK İSTİYORUM" DEMİŞTİ
Alman ekibinde gösterdiği üstün performansla tüm dikkatleri üzerine çeken genç yıldız, yakın zaman-çelik raf - içerisinde Galatasaray'da oynamaya sıcak baktığını da ifade etmişti. Arsenal ve Newcastle United gibi-raf sistemleri- Premier Lig takımlarının da dikkatini çeken Türk yıldız, tekliflere rağmen kulübünde kalmış oldu.
Fatih Terim tarafından A Milli Takım'a davet edilen 19 yaşındaki gurbetçi futbolcu, daha önce Türkiye'de sadece Galatasaray'da forma giyeceğini söylemişti

Ariel Şaron Yaşamını Yitirdi

2006 yılından bu yana komada olan İsrail'in eski başbakanı Ariel Şaron'un hayatını kaybettiği duyuruldu.
İsrailli doktorlar, geçtiğimiz günlerde 85 yaşındaki Şaron'un böbrek yetmezliği çektiği ve bir çok organının işlev göremez hale geldiğini açıklamıştı.
2006'DAN BERİ BİTKİSEL HAYATTA
2001 yılında başbakan olan Şaron, 2005'te hafif bir inme geçirmişti. Ama 2006 yılında geçirdiği daha şiddetli inme sonrası komaya giren Şaron, o tarihten beri bitkisel hayatta bulunuyordu.
KARISININ YANINA GÖMÜLECEK
Tel Aviv'deki Tel Haşomer hastanesinde yaşamını yitiren Şaron'un, Necef'te, 2000'de ölen karısı Lili'nin yanına gömüleceği açıklandı.
İLK AÇIKLAMA ŞIMON PERES'TEN
Şaron'un ölümü ardından ilk açıklamayı yapan İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, "Arik (Şaron), milletini seven cesur bir liderdi" dedi.
Cumhurbaşkanı Peres açıklamasının-raf sistemleri- devamında şunları kaydetti: "Sevgili arkadaşım Şaron son savaşını bugün kaybetti. Ülkesini ve milletini seven, milletinin de onu sevdiği cesur bir askerdi. O İsrail'in koruyucularından ve önemli mimarlarından biri oldu. Hiçbir korku tanımıyordu ve kesinlikle vizyon korkusu da olmadı. Zor kararlar almayı ve onları yerine getirmeyi bilirdi. Hepimiz onu sevdik, yokluğu çok fazla hissedilecek. Huzur içinde yatsın. Ailesine taziyelerimi gönderiyorum."
Sağlık durumun kötüleşmesi üzerine yaklaşık bir ay önce Tel Aviv'deki Tel Hashomer Hastanesi'nde ameliyat edilmesinin ardından yoğun bakım ünitesine alınan Şaron'da böbrek yetmezliği tespit edilmişti. Bundan dolayı son haftalarda sağlık durumu daha da kötüye gitmişti. Şaron, 4 Ocak 2006'da geçirdiği beyin kanamasının ardından komaya girmişti.
ARIEL ŞARON KİMDİR?
Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi Kadima'nın kurucusu Ariel Şaron, 14 yaşında İsrail ordusuna katıldı. Tel Aviv Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gören Şaron, 1967'deki "6 Gün Savaşı"nda görev aldı ve 1972'de ordudan ayrıldı. Şaron, 6 Ekim 1973'te Yahudilerin dini bayramı 'Yom Kippur'a denk geldiği için bu şekilde anılan savaşta, Mısır'ın tüm Sina Yarımadası'nı alması üzerine tekrar orduya çağrıldı.
SABRA VE ŞATİLLA'YA SALDIRI EMRİNİ VERDİ
İsrail Parlamentosu'na (Knesset) 1973 yılında giren Ariel Şaron, 1982 yılında savunma bakanı oldu. Şaron, İsrail ordusuna, Lübnan'da bulunan-çelik raf- Filistin mülteci kampları Sabra ve Şatilla'ya saldırma emri verdi. Bu olayda 3 bin 500'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, bin 800 Filistinlinin kayıp olduğu açıklandı. Tarihe "Sabra ve Şatilla Katliamı" olarak geçen saldırıyı araştırmak için 1973'te İsrailhükümeti tarafından kurulan Kahan Komisyonu'nda suçlu bulunan Şaron, yargılama sonucu bakanlık görevinden alındı. 1990-92 yılları arasında yerleşim bakanlığı yapan Şaron, bu süreçte 1967 savaşında İsrail'in işgal ettiği Batı Şeria ve Gazze'yi yerleşime açtı.
1998 yılında Dışişleri Bakanı olan olan Şaron, 1999'da Likud Partisi'nin lideri oldu. Şaron'un 2000 yılında polis korumasıyla Mesci-i Aksa'ya girmesi, 2. İntifada'nın başlamasına neden oldu.
2001-2006 yıllarında İsrail Başbakanı olan Ariel Şaron, 2005'de Likud Partisi'nden ayrılarak Kadima Partisi'ni kurdu. Ariel Şaron, 2006'da beyin kanaması geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede 8 yıl bitkisel hayatta kaldı.